Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dünyayı aşk değiştiremedi ama dünyamı "aşk" değiştirdi!

İnsanoğlu dediğin kuş misali elbet. 10 dakikada şehir, yarım saatte ülke, bir saatte kıta değiştirebilir.  Hele de ucunda sevdiğine kavuşmak varsa bazen en etkili şey iki kalbin birbirine olan duası olur!  Evet, tüm dualarım/dualarınız kabul oldu ve sevdiceğim tekrardan yanımda, koynumda. :)  Meğersem ne kadar çok özlemişim keratayı.  Başlıkta da yazdığım gibi bu dünyayı aşk değiştirmedi ama bir Hamburger benim tüm hayatımı değiştirdi! Zaten yanımdayken bile eli elimde olmayınca deli gibi özlediğimden taa elin Danimarka'sına göndermek çok zor olmuştu benim için. Ama sadece 1,5 ay ayrı kaldık ve artık yeniden vizyonlardayız! (Tabi bu 1,5 ay neler yaşadığımı, ne depresyonlardan çıkıp nelere girdiğimi bir de bana sorun!)  Instagram blogum da birazcık çalışma blogu tarzına dönmüş olsa da yine de arada hayatımdan kesitler sunmaktan vazgeçmiyorum. Ve gittikçe büyüyen sosyal medya ailemi atılan her mesajda daha da iyi tanıyorum, bu beni çok mutlu ediyor...

Herkesin kaderine kendisi gibi insanlar denk gelsin!

Acaba unutma iç güdümüz olmasaydı ne olurdu, düşündünüz mü hiç?  Unutmasaydık mesela hiçbir şeyi.  Verilen sözleri, edilen lafları, bazı gurur kırıcı davranışları, içimize atıp da sindiremediğimiz her şeyi... Ben ki tüm kötü davranışların, sözlerin, eylemlerin cezasının er ya da geç kişiye geri döneceğinin kanısındayım bu yüzden de kalbimi gerçekten kıran hiç kimseye sonsuza dek kin gütmüyorum.  Hayat nefret etmek çok kısa.  Sevilmek içinse kimilerine göre "bir nefes", kimilerine göreyse "limanda otobüs beklemek". Karşınızdakine hiç gocunmadan ettiğiniz lafları bir de ayna karşısına geçip de kendinize söyleyin. Bakalım o kadar kolay gülüp geçebilecek misiniz? O yüzden unutun.  Sizi üzen, yıpratan, hasta eden her türlü kötü etkeni unutun! Yukarıdakine havale edin ama kendinizi yıpratmayın.   Tek dileğim Allah herkesin kaderine kendisi gibi insanlar yazsın.  Bu da bu gecenin duası olsun.  Her gece yastığa başınızı rahatça koyup ...

Meydanları boşaltın, Piggy tüm ihtişamıyla geri dönüyor!!

Sizlere istemeden verdiğim uzun bir aradan sonra tekrar ekranlarınızdayım. Umarım beni özlemişsinizdir ve bende sizin başınızı bol bol şişirebilirim! :)  Daha önce attığım postu okuduysanız eğer blogumun nedenini bilmediğim bir şikayetten ötürü ceza aldığını biliyorsunuzdur. 2 haftalığına erişimim yasaklandı. Google'a üst üste mail atmama nedenini bir türlü anlayamadım ve bana da beklemek düştü!  Eee zaten Piggy'nin hayatı hep beklemekle geçiyor, diyenleri duyar gibiyim! Ulen yaz biter, sonbaharı beklerim; gece olur, gündüzü beklerim; dolmuşu kaçırırım, ötekinin gelmesini beklerim; HAMBURGER GİDER, 400000000 GÖZLE ONUN DÖNMESİNİ BEKLERİM!  Evet, bedbaht ve derbeder Piggy burada son buldu sevgili Piggyseverler! Açılışı üzüntüyle yapıp geceyi güldürerek kapatacağım! Haydi ağızlar kulaklara, o dolgular gözükecek!  Bu arada aklınıza Piggy deyince böyle şeyler gelmiyor değil mi? Ben kendi kimliğimi açıklamasam da gayet prensesim! (Aklınızdaki kötü gör...

"Hep"

İnsanoğlu işte... Hatalarını kendi anlayamadıkça karşısındaki ne kadar çabalarsa çabalasın her şey bomboş. Sonrası hep bir gitme eylemi, yalnızlık ve yeri dolmayan bir boşluk.  Birde bunun gitmeyen ama hiç de olmayan versiyonu vardır, o daha da korkunç. Sorsanız vardır, geldiğinizde yoktur.  Her şey sözdedir. Evet, çok yakın arkadaşınızdır. Evet, sevgilinizdir.  Evet, en sevdiğiniz insandır.  Ama sonra her şey kocaman bir balon misali PUF!  Ah bu insanoğlu hep söz verir, hiç tutmaz.  Kırar, yeri geldi mi kendi kırılır ama "asil" duruşundan asla ödün vermez.  O hep en iyisidir, hiç üzülmez, hep mutludur, hep başarır, hep yapar.  Zaten bu "hep"ler çürüttü bizim kalbimizi. 

Ekmek poşetinde koyun kellesi taşıma günlerine hoşgeldiniz!

İyi bayramlar efenim! Herkese mutlu, bol kavurmalı, kansız bir bayram diliyorum.  Ekmek poşetinde koyun kellesi taşıma günlerine hoşgeldiniz! Ne yazık ki bazı art niyetli insanların blogumu ettikleri "şikayet" sonucu 2 haftalık ceza yedim ve Google+ hesabıma giriş yapamıyorum! Ulen nedir bu Piggy'nin çektikleri?!  Neyse sinsi insanları Allah'ıma havale edip bu postun sonuna geliyorum. Lakin yarın nacizane Yunanistan yolcusuyum. Hepinize mis kokulu öpücükler verip tekrardan iyi günler diliyorum! :')

Piggy yollarda!

Yürüdüğüm yollar değişmeye başlayınca fark ettim ki ben artık başka biriyim.  Daha güçlü. Daha kendinden emin. Daha hırslı. Yalnız ama tek kişilik bir ordu gibi.  Bastığında yolları titreten değil ama ait olduğu yüreği sahiplenen. Biraz daha olgun. Az da olsa büyümeye çalışan.  Ama hala daha meyve keserken parmağını da araya katıp; yeşil elmayı kırmızıya boyayan.  Daha çok sahiplenen ama az da olsa yalnızlığa alışan.  Sessizliği seven.  Etrafındaki surları tek tek yıkmış ama çevresinde kendisine zarar veren kim varsa hepsinden vazgeçmiş.  Etrafına duvarlar değil perdeler örmeye başlamış. Duvarlar gibi keskin hatları olmayan ama yine de dışarıdan bakınca belli belirsiz görünen.  Dışarıdan ziyade kendisine yönelen, benliğini, kişiliğini bulmaya çalışan bir Piggy olmuş artık.  Yine eskisi gibi eğlenceli, yine deli dolu, yine aşık ama artık kendisinin farkında olan.  Sizin anlayacağınız Piggy bir ...

Ben buyum. Ben böyleyim!

Yürürken yolda bulduğum yere düşmüş portakal ve mandalinalarla yol boyunca oynamayı severim. Herhangi bir nedenle birine "çok" fazla kızmış da olsam en fazla yarım saat sonra kızgınlığımın nedenini unutmuş olabilirim.  Yaşım 18, 38 veya 58 de olsa oyuncaklardan, haribolardan ve şekerlerden asla asla vazgeçmeyeceğim.  Dünyada yapmadığı şey kalmamış insanlar kategorisinde değilim. Hiç de olmayı düşünmüyorum. Her zaman geriye yaşayacak heyecanlar ve tutkular bırakılmalı diyenlerdenim.  Çocuk değilim ama çocuk ruhluyum. Bu aslında herkesin düşündüğünün aksine kötü bir şey değil. Çünkü bundan 10 yıl sonra hepiniz sıkıcılıktan ve hayatınızın monotonluğundan bahsederken beni bir salıncakta "çocuklar gibi" eğlenirken bulabilirsiniz.  Yavru bir kedicik gibi ilgi delisiyim. Sadece sevilmek istiyorum. Hem de saatlerce!  En sevdiğim renk, en uğurlu sayım, en değer verdiğim objem falan yok. Gelip geçici olan bu dünyada sevdiğim insanları sahiplen...