Döndükten 3 gün sonra da olsa sonunda bilgisayar başına geçip Fransa Günlükleri serimin 1. part'ını yazmaya cesaret edebildim. Çünkü biliyorum ki yazdıkça uzayacak ve sonu gelmeyecek. Artık başınızı biraz ağrıtabilirim ama bence bu pembiş sıçan prensesiniz değer! :) (Eğer bir gün ölürsem, ki kesin öleceğim hangimiz İsrafil'in sura üflemesine yardım edecek ki, mezar taşıma "Fazla egoya kalbi dayanmadı dersiniz.) Giriş bölümünü yine saçma salak şeylerle doldurduktan sonra tur detaylarına girmeye başlıyorum, hadi hayırlısı. Öncelikle oturduğumuz şehirden gecenin dördünde İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na geçtik. Uçağımız saat altı yirmideydi ama yine de 2 saat öncesinden havalimanında hazır ola geçtik. Zaten 18 yaşıma gelmişim ama hayatımda ilk defa uçağa bineceğim. Bu da ayrı bir utanç duygusu ama fazla detaya girip hatırlamak istemiyorum. (Bir Miss Piggy olarak dört günde dört kez uçarak Pegasus Hava Yolları'nda adımı altın harflerle yazdırm...
Zamanında parmağımın ucunda oynattığım herkesin âhı tuttu