Ana içeriğe atla

Kayıtlar

"Kızım sor bakayım Hamburger'e, ciddi mi düşünüyormuş!?"

Eveet, bir ramazan ayının ilk gününde daha sizlerleyim sevgili Piggyseverler.  Umarım bu 30 gün boyunca herkes orucunu ilk başta kalpleriyle tutar. Kötü sözden, kötülüklerden, negatif her türlü şeyden uzak dururlar.  Bu güzel dileklerle postuma başladıktan sonra sıra geldi Hamburger ve ailemin tanışmasına!  Evet, yanlış duymadınız sayın Piggyseverler! Müstekbel annem ve babam, gelecekteki damatlarıyla bizzat ve fiilen tanıştılar. (Bu cümlemin Bülent Ersoy'luğuna kaç puan beybiler!?) Şimdi geliyorum olayın detaylarına.  Daha önce yaklaşık 4 kez kararlaştırılıp her seferinde bir aksilik çıkan bu buluşma bu sefer araya başka şeylerin karışmasına izin verilmeden gerçekleştirildi.  Babamın isteği doğrultusunda favori restaurantımıza kahvaltıya gittik. (Kahvaltı saati aile içerisinde küçük bir dünya savaşına neden oldu. Klasik Türk ailesi olarak babama göre kahvaltıya saat 9'da gidecekmişiz. Tabi prenses uykusunu pazar günü feda edemeyec...

Maymun diyor ki "Seni seçtim Pikaçuuu!"

Aşk ne kadar da garip bir duygu değil mi sevgili Piggyseverler!? Resmen şu hayatta (eğer gerçek aşkı bulduysanız) bir insanın gözlerine bakıp cenneti görmek gibi bir şey.  Ya da bakıp bakıp "Ne işim var benim bu lavukla?" diye kendini sorgulamak için de harika bir neden. Bir de 3. bir türümüz var o da "ölümüne yalnızlar". Allah beni, sizleri, hepimizi öyle olmaktan korusun. İnsan en azından canı sıkkın olduğunda bir mesajla yanına koşabilen birileri olsun istiyor azizim. Bazıları her ne kadar itiraz etse de kalbi atan her insanın sevilmeye ihtiyacı vardır.  Hamburger'i ilk gördüğüm günü hatırlıyorum. Benim doğum günümdü ama başka bir arkadaşımla aynı güne denk geldiği için onun doğum günü organizasyonundaydım. O sıralar başka bir erkek arkadaşım vardı, o da beni her zamanki yalanlarıyla kandırıp beni tek başıma bırakmıştı.  İlk kez o gün gördüm. Hatta sempatik insanlara büyük bir özlem duyduğum için o kadar çok hoşuma gitmişti ki ark...

Seni ciklet yapar çiğnerim yakışıklı!

Hamburger'le aramızdaki her şeyi düzelttiğimize göre artık size mezuniyetimi anlatabilirim sevgili Piggyseverler!  Bu postumda bol bol Gumball karakteri görebilirsiniz çünkü kendileri çok şeker! :) Eveeett, şimdi gelelim fasülyenin faydalarına. Bu arada fasülye mi ya da fasulye mi? Serdar Ortaç misali kafamda deli sorular.  Kuaföre birazcık (!) gecikmeli olarak gidince Hmaburger'le buluşma saatim normal olarak aksadı. Ve sanırım hayatımın en uyuz müşterisi rolüne bürünüp kuaförümü hayattan bezdirdim.  Oysa ki tek istediğim Kardashian örgüsüydü. Ama son olarak yapılan model çivi maşa misali yandan yemiş Sıla'ya döndüm.  Böyle olmak isterken,   Böyle oldum. Bu saç modeli için hayatımın şoku diyemeyeceğim çünkü 14,15,16,17. yaş günü pastalarım tam bir felaketti. Onları gördükten sonra bu saça şükrettim desem yeridir. (18. yaş günüm çok mu çok tatlıştı çünkü sevdiceğimin elleriyle hazırlandı.) İlk önce en yakın arkadaşımın mezuniyetine g...

Biz seninle salatalıkla tuz gibiydik.

"Seni çöpe atacağım poşete yazık. Bir sigara yakacağım ateşe yazık!" Bir postuma daha Serdar Ortaç'ın meşhur sözleriyle başlayıp eğlenceli kısma erken geçiş yapmak istedim. Çünkü hayatımda eğlencenin e'sine bile yer yok, taze bitti.  Bazen hayatımın koskoca bir çöp poşeti olduğunu düşünüyorum. Son bir yılda birçok arkadaşımı, kardeşim diyebileceğim çoğu insanı, hazmedemediğim olayları, yediğim kazıkları birer birer çöpe attım.  Gerçi bu işin kolay kısmıydı. Bir insanın hayatında yerin kalmadığını bildiğin an gitmek gerçekten çok kolay ve kaçınılmaz oluyor.  İstenmediğini biliyorsun, karşılıklı bir duygu, düşünce paylaşımınızın eskisi kadar olmaması da bu durumu körüklüyor. Sonra bir bakıyorsun ne o insan senin hayatında ne de o senin umrunda. Sanırım en güzel tarafı da bu oluyor.  En azından 1997 model bir Miss Piggy böyle düşünüyor. Hayatındaki insan için iyi günde, kötü günde elinden geleni yapıyor, uğraşıyor, çırpınıyor....

Piggy'nin aşk kitabında bunlar yazmıyor.

Bugünlerde Piggy kafayı yemek üzere!  Mezuniyet bir yandan, Hamburger bir yandan, aile, ders derken bir bakmışım ki Piggy ölmüş.   Üstelik her şeyin daha iyiye doğru gitmesine uğraşırken bir bakıyorum çevremdeki herkes/her şey dağılmış, dağılmışım.  Mezun olacağız derken başımıza yürüyüş, prova, kıyafet derken bir sürü angarya çıktı ve ben spor ayakkabıyla yürüyemediğim yolu stilettoyla yürümek zorundayım. Bu bir liseli dramıdır sevgili Piggyseverler.  Sonracıma daha önceki postta anlatıp yorumlarda iyi dileklerinizi ve fikirlerinizi aldığım bir diğer konu ise tabiki hayatımın baş kahramanı Hamburger. Çok sıkıldım, biraz uzak kalalım özleyelim dedi ve bende hayatta izin vermeyeceğim bir şey ama o deyince olur dedim. Sonra bir baktım ki arkadaş boş kalmayı fazlaca abarttı.  Sinirden gerim gerim geriliyorum resmen. Bugün provalar başlamadan telefonuma gelen bildirimle Hamburger'in beni sürpriz ziyarete geldiğini sandım.  Ama meğersem yin...

Herkese benden bir adet Miss Piggy ve Hamburger!

Miss Piggy ile bu hafta bölümünde filozofluğumla son bir haftalık havadisleri karıştırarak sizin huzurlarınıza sunacağım efendim.  Öncelikle geçen cuma akşamı Hamburger'in mezuniyeti vardı ve bende en hanımefendi halimle onun yanında yerimi aldım.  İlk önce okulda kep töreni vardı ve Hamburger olmadan ailesiyle yaklaşık yarım saat geçirmek zorunda kaldım ve sandığımdan çok daha keyifliydi!  Sanırım bu iş olacak sevgili Piggyseverler! Bundan 8 yıl sonra Hamburger'i koluma takıp fıldır fıldır gezebilirim! Heyt be gönlümün çöpsüz üzümü! Bu arada Hamburger de bu blogu unuttu sanıyordum ama unutmamış haftada 2-3 defa girip okuyormuş. Ama bana tek bir laf etmiyor; iyi mi oluyor ya da kötü mü bilemiyorum açıkcası. Ama yorumlarınızın içtenliği ve tontişliği doğru yolda olduğumu açıklıyor sanırım.  Neyse işte ben konuya hooop geri dönüyorum. (Ne kadar da Leyla ile Mecnun aşığı bir Piggy) Kep töreninde Hamburger'i gururla izledim desem yeridir. Z...

Piggy'nin hayatından son durum güncellemeleriyle karşınızdayız sevgili Piggyseverler!

Bazen insan büyük bir boşluğa düşüyor. Bir an için amaçlarınızı, hedeflerini göz ardı edip aynaya bakınca kendinizi bile tanıyamıyorsunuz.  Ruhsal bir boşluk, manevi değerlerinin artık eski öneminin kalmaması.  Kısacası dünyada artık seni mutlu edebilecek birşey yokmuş gibi hissetmen.  Sanıyorum ki hepimizin başına gelmiştir böyle bir duygu.  Belki hayatının sadece bir anında, belki de hayatının tümü.  Allah'a şükür ben hiçbir zaman hayatımın tamamını kapsayacak bir boşluğa düşmedim. Belki kişiliğim buna engel oldu, belki de yanımdaki insanlar. Orasını bilemiyorum tam olarak. Ama o ruh halinden yeni yeni çıktığımı söyleyebilirim. Zaten bloguma uzun bir süre ara vermemin sebebi de buydu. Instagram sayfamdan paylaşımlara devam ediyordum ama kendimi satırlara dökmedikçe rahatlamıyordum. Sanırım yazarlık tohumlarım yavaştan atılıyor! Ne dersiniz sevgili Piggyseveler!?  Bu süreçte yanımda olan çok insan yoktu. Az vardı ama iyi ki onlar var...