Ana içeriğe atla

Pardon, kendi hayatım için mutlu bir final alabilir miyim lütfen?

Son zamanlarda fark ettim ki yalnızlık beni düşünmeye itiyor. Hem de öyle böyle düşünmek değil, heykeli bile halt etmiş benim yanımda! 

Gece yattığımda uyumak için en azından 1,5 saat veriyorum kendime. Geçmişimden geleceğime, bugünümden yarınıma, çocuğuma alacağım bebek arabasının modelinden tutun da evimin fincanlarına kadar! 


Sonra tabiki gelsin değişik değişik rüyalar. 

Daha geçen gece odama giren obez yılanı sanki sucuk doğrar gibi kesen babamdan tutun da dün gece H&M mağazasından rengarenk Victoria Secret donları seçiyordum kendime!


Ulan nasıl bir bilinç altı varsa bende de artık resmen konudan konuya atlayarak rüyalarımı bile egzantirik filmlere çevirebiliyorum!? 

Oysa gör işte adam akıllı sevgilini, koca göbişli Hamburger'ini. Ama yok nerde illaki bir ekşın, illaki yılanlar, maymunlar!? 


Zaten gerçekten bu 2016 yılı bana hiç mi hiç uğurlu gelmedi. Nerde çokluk, orda birşeyler derler ya. Ama tabiki prenses bünyem onu demeye müsaade etmiyor, ben alta emojiyi bırakıveriyorum!

İlk başta dedem rahatsızlandı, onu kaybettik. Sonrasında sınavlarım iyi geçmişken sonucum istemediğim şekilde geldi. Üniversite hayal oldu. 
Yine de Ege'ye gideriz derken bir baktım benim adam "Biz dönüyoruz." dedi. 
Eee döver misin, söver misin? 

Ben prenses bünyemi bırakıp sövmeyi seçtim. Hadi o olayı da yoluna koyduk derken annemler kafamı dağıtmam için İtalya'ya götüreceklerdi. Ayy o da ne? Yola çıktığımız akşam darbe çıkmasın mı? Havaalanında 3.5 atarken kendimizi zar zor dışarı atabildik. Şimdiyse eylük gelmesine rağmen minnak ayağını(!) denize dahi sokamayan Piggy tabiki ruhen eksilerde hisseder kendini! 


Aslında her şey bahane de ah bu Hamburger beni böyle sahipsiz kedi yavrusu gibi bırakıp gitmeseydi tek başıma! Zaten yüzüne de söyledim, ilerde evlenecek olsak bile bana hayatında yaptığı en kötü şey olarak hatırlayacağım bunu. Değil 1 yıl, 18 yıl onla geçmiş gibi. 

Ama neyse ki internet denen meret var ki ilişkime hızır gibi yetişti. Daha önce SMS var diye tenezzül edip kullanmadığım Whatsapp şuan gözümde en güzel uygulama olmuş durumda. 

Yaşasın internet! 


Bu gecelik Piggy size içini döker ve hayatı için sadece Hamburger'le mutlu bir son dileyerek bülteni kapatır. 

Bu arada aramızda 3253 km olmuş olmasına rağmen birbirimizden uzakta geçirdiğimiz 1. yılımız kutlu olsun Hamburger'cim!


Umarım 10 yıl sonra bile gözlerime hala aşkla bakarsın, seni seviyorum aşkların en tatlısı! :) 

Okuyan herkese, tüm Piggyseverlere mis kokulu öpücükler efenim, iyi akşamlar :)

instagram için tık 

Yorumlar

  1. Umudunu hiç bir zaman yitirme şekercim. Her şerde bir hayır vardır derler ya gerçekten de öyle. Umarım her şey istediğin gibi gerçekleşir. Paylaşımlarımı desteklediğin için ayrıca teşekkür ederim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Bazen sadece zamana bırakmak gerekiyor bazı şeyleri, her şey hayırlısıyla gelir Allah'ın izniyle :) Öpüyorum sizi :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlenip ineklerimin anası, evimin kadını, kocamın prensesi olacağım!

Trajik başlığımdan da anlayacağınız üzere hayatım gittikçe daha değişik bir hal alıyor ve sevgilimden ismimi alacakları danaya koymasını istedim!  Evet, herkes şok!  Herkes iptal!  Ama ben daha şimdiden yaz için inek sağmayı öğrenmek istiyorum. Belki de blogger'lıktan emekli olup çiftçilik yapmanın vakti çoktaaaan gelmiştir...  Elveda Chanel no:5'ler, merhaba inek boku kokuları. Elveda hayalimdeki Tarık Ediz abiye koleksiyonu, merhaba möö'lemeler!  Ayy şaka bir yana tabiki de daha hali hazırda başlangıç seviyesinde olan elitliğimden asla ödün vermeyeceğim lakin hayvanların her türlüsünü sevmek, okşamak hoşuma gidiyor! Buna 500 kiloluk inekler de dahil. Ve yine kocaman bir EVET, inek sağmayı kendi özgür irademler istiyorum. (Şaşkınlıktan açılan ağızları kapatın bakayım! Evlenip ineklerimin anası, evimin kadını, kocamın prensesi olacağım!) Darısı başınıza sinsiler!  ---------------------- Şimdi de mikrofonu iç sesini...

"Herkes kendi kalbinin ekmeğini yer Acun..."

"Herkes kendi kalbinin ekmeğini yer." diyen Şeyma Subaşı kadar şanslı olamadığı için serzenişe geçen büyük bir kitle oluştu Türkiye'de. Ve özellikle de Twitter aleminde.  Söylediği sözlerden tutun da , çocuğuna, yediğine, içtiğine hatta özellikle gezdiği yerlerde.  Yerden yere vuran oldu, koruyup sahiplenen oldu. Ama en güzel de mizah malzemesi oldu.  Zaten eleştirmeye ve güldürmeye yönelik şeylere aç olan toplumumuz için Bahar Candan, Mustafa Ceceli ve listenin başından asla düşmeyen Şeyma Subaşı aslında sadece birer haber malzemesi oldular.  Sırasıyla bu karakterleri inceleyecek olursak;  Bu konuşmalar ve haberler Bahar Candan'ın işine yaradı elbet. Hukuk okuyacak kadar akıllı olup da canlı yayında teletabi dansı yapması akıllarda soru işareti bırakmıştı. Gerçi popülerliği eleştri yönlü olsa da istediği şeye kavuştu. Hatta Murat Boz ve Eser Yenenler'le bile adı anılmaya başladı. Nur Yerlitaş bunu duyunca postişleri bile şaşkınlı...

Bugün de sana ayağını öpmeyen bir sevgili veren Allah için ne yaptın!?

Başlık biraz ürkütücü gelebilir farkındayım ama inanın ki duyduğumda ben de şok geçirmiştim. Ve bazen insanların bana bu denli özelini anlatacak kadar güvenmesi gerçekten anksiyete atakları geçirtiyor.  Yapım itibariyle her zaman mesafeli ve karşı tarafların dediğine göre suratsız bir kişilik olduğu için insanların bana ısınması veya nefret etmesi saniselik olaylara bağlı. O anki ruh halime göre.  Yine böyle sınıftaki arkadaşlarımın gürültüsünü duymamak için kitaba gömüldüğüm bir sabahta yanıma bir kız oturdu. 1. sınıftan beri tanıyorum ama hiç konuşmuşluğum yok. (Laf aramızda iyiki de olmamış, bir süre sonra insana bileklerini kestirtecek kadar boş muhabbet edebiliyor!?) Ben de (içimdeki son insani kırıntıları kullanarak) "Günaydın" dedim. Ahhh anam demez olaydııım! Bir başladı hayat hikayesini anlatmaya Allah'ım Seda Sayan'ın evliliklerini dinleseydim kesinlikle daha az yorulurdum. Veya Mehmet Ali Erbil.  Anası, babası, danası, sülalesinde ne kadar boş iş...