Ana içeriğe atla

LYS Matematik bir nefeste soluverecek bir çiçek, peki ya Piggy, ÖSYM?

Tercih zamanı geldi çattı ama ben bir sene daha hazırlanmayı düşündüğüm için çevremde olup bitenleri adeta yaşlı amcaların iş makineleri izlemesi gibi ifadesiz bir şekilde izliyorum.  
Yine de tercih yapacağım ama ölü tercih gibi olacak. Tek okul yazacağım. İç mimarlık için.
Zaten o da tutarsa Esra&Ceyda kardeşler ve Taha Özer'in yaptığı gibi dualar edip tüm mahalleye mevlüt vereceğim. 

Şaka bir yana bir yıl kaybetmek bana çok zor geliyor. Düşünsenize yapayalnız geçen koskoca bir yıl. 
Yine aynı dersler, yine aynı konular. 
Gün gelecek Piggy niye kafayı yiyip her gün buraya post atıyor, diyeceksiniz. Sonra siz de bir süre sonra alışıp sadece +1'leyip geçeceksiniz. 

Bense o sırada integrali öğrenmeye çalışırken LYS matematik havuzunda yavaş yavaş boğulup öleceğim... 

"O ölmesin diye beni öldürüyorsun. LYS Matematik bir nefeste soluverecek bir çiçek, peki ya Piggy, ÖSYM?" diye avaz avaz çığrınıvereceğim! (Evet, yazarımız burada sevgilisinden öğrendiği şiveyi uyguluyor. Egeli olduğumuz her halimizden belli oluyor!) 


Aaa bu arada size anlatmadan geçemeyeceğim. Hamburger'den intikamımı aldım!!!! (Yazar burada sinsice sırıtıyor.) 

Durun ama bir dakika. İntikam dediysek de hemen silin aklınızdan kötü düşünceleri. İyi ve romantik bir intikam. (Ve aynı zamanda bir ay aç gezmemi sağlayacak bir romantizm!!) 

Taa ilk başlardaki postları okuyanlar bilir. İlişkimizin 9. gününde (evet, tam tamına 9!) beni mangal yapacağız bahanesiyle yanına çağırıp şık bir restauranta yemeğe götürmüştü! (Nasıl giyindiğimi tahmin edebiliyor musunuz? Etseniz bile ben yine de anlatayım, şişer kalırım mazallah. Sanki 40 yaşında koca parası yiyerek kafelerde, restaurantlarda vakit geçiren, haftada bir sadece gün arkadaşlarına hava atmak için spora giden teyzeler gibiydim! Altımda kot tayt, üstümde alelade bir askılı atlet badi. Sonra Piggy şok! Tabi bizim beyefendi beyaz gömlek, altına da jean.) 

Bu benim içime nasıl oturdu anlatamam. Sen misin bunu yapan Hamburger deyip sucuklu yumurta yapacağım bahanesiyle eve çağırıp oldukça şık bir şarap menüsü hazırlatıp tabiri caizse totosunu düşürdüm! 

Ocak yakmayı bile zar zor öğrenen Piggy elinden geleni ardına koymayarak soslu spagetti ve tavuk sote hazırladı. Yanına da mısırlı salatası ve aperatifler de cabası. Bir de tabiki prenseslere uygun olarak pembe şarap! :)  


Işıkları kapatıp mumlarımı yaktım ve tabiki o anki ambiansa uygun olarak gözlerini kapatıp masaya getirdim. Sonra "gözlerini aç" dedim ve Hamburger şok! 

Tabi beceriksiz sevgilisinden böyle şeyler beklemediği çok bariz ortadaydı ama bir kez daha haklı olarak hayal kırıklığına uğrattım onu yemek konusunda!

Açın meydanları! 
Ortadoğu ve Balkanların en güzel tavuk sote yapan prensesi geliyor! 

not: Spagetti için aynı şeyi söyleyemicem, biraz kötü oldu sanki! 

Ben yine mutfağa, Hamburger'e muffin yapacağım. (İçimden bir adet Emine Beder mi çıkıyor yoksa?)

Herkese mis kokulu öpücükler. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlenip ineklerimin anası, evimin kadını, kocamın prensesi olacağım!

Trajik başlığımdan da anlayacağınız üzere hayatım gittikçe daha değişik bir hal alıyor ve sevgilimden ismimi alacakları danaya koymasını istedim!  Evet, herkes şok!  Herkes iptal!  Ama ben daha şimdiden yaz için inek sağmayı öğrenmek istiyorum. Belki de blogger'lıktan emekli olup çiftçilik yapmanın vakti çoktaaaan gelmiştir...  Elveda Chanel no:5'ler, merhaba inek boku kokuları. Elveda hayalimdeki Tarık Ediz abiye koleksiyonu, merhaba möö'lemeler!  Ayy şaka bir yana tabiki de daha hali hazırda başlangıç seviyesinde olan elitliğimden asla ödün vermeyeceğim lakin hayvanların her türlüsünü sevmek, okşamak hoşuma gidiyor! Buna 500 kiloluk inekler de dahil. Ve yine kocaman bir EVET, inek sağmayı kendi özgür irademler istiyorum. (Şaşkınlıktan açılan ağızları kapatın bakayım! Evlenip ineklerimin anası, evimin kadını, kocamın prensesi olacağım!) Darısı başınıza sinsiler!  ---------------------- Şimdi de mikrofonu iç sesini...

"Herkes kendi kalbinin ekmeğini yer Acun..."

"Herkes kendi kalbinin ekmeğini yer." diyen Şeyma Subaşı kadar şanslı olamadığı için serzenişe geçen büyük bir kitle oluştu Türkiye'de. Ve özellikle de Twitter aleminde.  Söylediği sözlerden tutun da , çocuğuna, yediğine, içtiğine hatta özellikle gezdiği yerlerde.  Yerden yere vuran oldu, koruyup sahiplenen oldu. Ama en güzel de mizah malzemesi oldu.  Zaten eleştirmeye ve güldürmeye yönelik şeylere aç olan toplumumuz için Bahar Candan, Mustafa Ceceli ve listenin başından asla düşmeyen Şeyma Subaşı aslında sadece birer haber malzemesi oldular.  Sırasıyla bu karakterleri inceleyecek olursak;  Bu konuşmalar ve haberler Bahar Candan'ın işine yaradı elbet. Hukuk okuyacak kadar akıllı olup da canlı yayında teletabi dansı yapması akıllarda soru işareti bırakmıştı. Gerçi popülerliği eleştri yönlü olsa da istediği şeye kavuştu. Hatta Murat Boz ve Eser Yenenler'le bile adı anılmaya başladı. Nur Yerlitaş bunu duyunca postişleri bile şaşkınlı...

Bugün de sana ayağını öpmeyen bir sevgili veren Allah için ne yaptın!?

Başlık biraz ürkütücü gelebilir farkındayım ama inanın ki duyduğumda ben de şok geçirmiştim. Ve bazen insanların bana bu denli özelini anlatacak kadar güvenmesi gerçekten anksiyete atakları geçirtiyor.  Yapım itibariyle her zaman mesafeli ve karşı tarafların dediğine göre suratsız bir kişilik olduğu için insanların bana ısınması veya nefret etmesi saniselik olaylara bağlı. O anki ruh halime göre.  Yine böyle sınıftaki arkadaşlarımın gürültüsünü duymamak için kitaba gömüldüğüm bir sabahta yanıma bir kız oturdu. 1. sınıftan beri tanıyorum ama hiç konuşmuşluğum yok. (Laf aramızda iyiki de olmamış, bir süre sonra insana bileklerini kestirtecek kadar boş muhabbet edebiliyor!?) Ben de (içimdeki son insani kırıntıları kullanarak) "Günaydın" dedim. Ahhh anam demez olaydııım! Bir başladı hayat hikayesini anlatmaya Allah'ım Seda Sayan'ın evliliklerini dinleseydim kesinlikle daha az yorulurdum. Veya Mehmet Ali Erbil.  Anası, babası, danası, sülalesinde ne kadar boş iş...